Muhbir
Özet
Evde durmak beni boğuyordu. Yırtıcı hayvanlarının cirit attığı bir su kenarına inen bir ceylan ürkekliğiyle okula gittim. İhbarı benim yaptığımı anlamamaları için hiçbir şey bilmiyormuşum gibi davranıyor, içim acıdan yanıp kavrulurken gülümsüyordum. Benim ve Cemile’nin ortak arkadaşlarıyla konuştum. Onlarla konuşurken elimde olmadan yüzüm kızarıyor, rengim soluyordu, buna rağmen bu hâlim kimsenin dikkatini çekmedi. Kim bilir belki çekti, benim kızlara üzüldüğüm için sararıp solduğumu düşündüler. Benim içlerine sızmış bir muhbir olduğumu nereden bilsinler ki. İnsanların hakkımda kötü düşünmediklerini, benden şüphelenmediklerini anlayınca biraz rahatladım. Ancak bu sahte davranışlarım beni çabuk yordu. Daha fazla kaldığımda dikkatleri üzerime çekerek hata yapmaktan korktuğum için okuldan ayrılarak evsiz barksız bir serseri gibi kendimi sokaklara attım. Bir amacım yoktu, nereye gideceğimi bilmiyordum. Ayaklarım, beynimin yerini almıştı. Muhbir Muhbir Muhbir